Hukukİş Hukuku

Belirli Süreli İş Sözleşmesi Nedir?

İş Kanunumuzun 8. maddesinde iş sözleşmesi; bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme olarak tanımlanmıştır. Kanunun devam eden maddelerinde de tarafların, Kanun tarafından konulan sınırlamalar haricinde, ihtiyaçlarına uygun türde iş sözleşmesi düzenleyebilecekleri yer almaktadır. Buna göre; süre bakımından, çalışma biçimi açısından sınıflandırmalara gidildiği görülmektedir.

Bu yazımızda sizden gelen sorular ve uygulamada genellikle girişimci şirketlerin tercih etmekte olduğu “belirli süreli iş sözleşmelerine” değineceğiz.

Belirli süreli iş sözleşmesi Kanunun 11. maddesinde; belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi olarak tanımlanmıştır.

Bu tanımdan hareketle belirli süreli iş sözleşmelerinin özelliklerine bakacak olursak:

– Belirli süreli sözleşmede belirlenen süre/vade tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılır olmalıdır. Zira belirli süreli iş sözleşmeleri sözleşmenin kurulduğu anda taraflarca sona erme anının bilindiği veya öngörülebildiği sözleşmelerdir. Bunun yanı sıra süre belirlenmeyip sözleşme konusu işten de sözleşmenin belirli süreli olduğu ortaya konulabilir. Ancak işin niteliği belirli bir süre olmakla beraber, projenin kapsamı itibarıyla sözleşmenin sona erme tarihinin objektif olarak öngörülemediği durumlarda, bu tip bir sözleşmenin belirli süreli olmadığı belirtilmektedir.

– İş hukukumuzda belirsiz süreli iş sözleşmeleri (herhangi bir süreye bağlı olarak yapılmamış sözleşmeler)  işçinin daha lehine olduğundan, belirli süreli iş sözleşmeleri istisna olarak kabul edilmektedir. Çünkü belirsiz süreli iş sözleşmeleri; feshe bağlı sonuçlar, kıdem ve ihbar tazminatı, yeni iş arama izni, iş güvencesi(işe iade) gibi belirli süreli iş sözleşmelerine nazaran işçinin daha lehinedir.

Bu doğrultuda Kanun belirli süreli iş sözleşmesi yapma hakkının kötüye kullanılmasını engelleyip işçiyi korumak adına belirli iş sözleşmesi yapma hakkını objektif nedenlerle sınırlandırmıştır. Farklı bir ifadeyle, niteliği itibarıyla belirsiz süreli olan bir için belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı öngörülmüştür.

Yine bu yönde Kanunda, kural olarak, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) şekilde belirli iş sözleşmesi yapılamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Kural olarak esaslı bir neden olmadan art arda yapılan belirli süreli iş sözleşmelerinin varlığı halinde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilecektir. (Yani esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.)

Bu konuda son olarak Kanunun 12. maddesine bakmakta fayda var. İlgili maddeye göre, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Emsal işçi, iş yerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İş yerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o iş kolunda şartlara uygun bir iş yerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınmaktadır.

Benzer yazılar:

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Kontrol Edin

Close
Close