Girişimci DestekleriGirişimcilik

Türkiye’deki Hibe ve Teşvik Mekanizması

Merhabalar,

Bir önceki yazımda KOSGEB destekleriyle ilgili kabul gören genel hurafeleri açıkladıktan sonra sıra ülkemizdeki hibe ve teşvik mekanizmasını anlatmaya geldi. Bu başlıkta genel teşvik mekanizması, teşviklerden nasıl yararlanılabilir, başvuru tarihleri ne zaman, nereden takip edilebilir, başvuru için neler yapmalı sorularının cevaplarını paylaşacağım.

Devletler çok uzun sürelerdir kendi sınırları için faaliyet gösteren imalat ve ticaret erbabına çeşitli başlıklar altında destek vermektedir. Yeniçağ döneminde bile örnekleri olan bu süreçler içinde en bilindik örnek Doğu Hindistan Şirketidir. Tarih boyunca devletler ticari anlamda ülkeye katkı sağlayacak kuruluşlara açıktan ya da gizlice ya da daha farklı yollarla hep destek olmuşlardır.

Bunun en büyük sebebi toplumun sürekliliği için gerekli olan para transferinin tekelleşmesinin engellenmesi, gelir dağılımında doğal sonuçlar ile ortaya çıkan dengesizliğin kaldırılması, fırsat eşitliğinin sağlanması, orta sınıf ticaret yapanların motivasyonunun arttırılması gibi birçok sebebi bulunmaktadır.

Dünyadan İlk Teşvik Örnekleri

Günümüz teşvik sistemine en yakın teşvik ve hibe destekleri ilk olarak 1929 Büyük Buhran sonrası Amerika’sında yapılmıştır.

1929 sonrası ilk dönem, dönemin başkanı Roesevelt tarafından yürürlüğe konan bir dizi kamu kaynaklı destek politikasının ekonomide tekeli daha çok arttırdığı keşfedilmiştir. Bunun sonrasında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin ( KOBİ ) desteklenmesi ve büyük yatırımlar yerine kar marjı düşük ancak daha çok kişinin istihdam edilmesini sağlayan bu yapılanmaya ağırlık verilmiş ve yatırım fikirleri değerlendirilerek bazılarına arazi, hibe vb. yardımlar sağlanırken bazı firmalara ise vergi ödemeleri noktasında teşvikler verilmiş ve ekonominin iyileşmesi bu yöntemle hızlandırılmıştır.

Kendini kanıtlayan bu sistem 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’sında da uygulanmış ve sanayiye yüksek istihdam sağlayıcı KOBİ’ler ve yüksek katma değerli ürün üretebilecek fikirlere devlet kanalıyla hibe ve teşvikler sağlanmış, AB’nin kurulması sonrası bu teşvik sistemi ekonominin vazgeçilmez bir mekanizması haline gelmiştir.

Türkiye’de Devlet Teşvik ve Hibeleri

Türkiye’de ise ilk olarak 1963 yılında -evet 1963 yılında TÜBİTAK kurulmuş- ve çalışmalarına başlamıştır. Daha sonra bu Kurum’a ek olarak KOBİ’lerin kapasitelerini arttırmaları ve istihdam sağlayıcı yatırımların desteklenmesi amacı ile 1990 yılında KOSGEB kurulmuştur. Bu kurumlarla birlikte 2005 yılı öncesi dönemde Devlet Planlama Teşkilatları ve Merkezi Finans İhale Birimi desteklerinden söz edilebilir. Ancak bu kurumlar sadece KOBİ hedefli olmamakla birlikte hibe yerine daha çok ayni katkı üzerine yoğunlaşmış KİT vb. yatırım araçlarında daha çok görev almışlardır.

2005 yılında Avrupa Birliği ( AB ) aday adaylığından aday konumuna geçmemiz ile birlikte yurt içi ekonomik yapılanmada AB uyum süreçlerinde istenen hibe ve teşvik mekanizmasının kurulmasının talep edilmesi sonrası bu alanda KOBİ’lere destek verecek kurumlar üzerine çalışılmaya başlanmıştır.

İlk olarak 2005 yılında kurulan Kalkınma Ajansları 26 bölgede faaliyete başlayacak şekilde kurulmuş ve çağrılı programlara çıkarak yıllık ortalama 350-400 milyon TL arası bir tutarı kuruldukları bölge ihtiyaçlarına göre KOBİ ve kar amacı gütmeyen kurumlara hibe yolu ile dağıtmışlardır.

Kalkınma Ajansları ile birlikte KOSGEB, TÜBİTAK, Ekonomi Bakanlığı (Yeni adıyla Ticaret Bakanlığı) hibe teşvik işlemlerindeki aktiviteleri arttırılmış ve 2015 yılına kadar birçok alanda milyarca TL para KOBİ’lere bu kurumlar aracılığı ile dağıtılmıştır.

Türkiye’deki teşvik sistemi tüm dünyadaki en karmaşık sistemlerden bir tanesidir. Bu sebeple neye ihtiyacınız olduğunun önce kesin olarak belirlenmesi ve bu isteğe cevap verecek bir yol haritası çizilmesi daha kolay bir yol olarak görünmektedir.

Türkiye’de her bakanlığın ve kurumun kendi içinde birçok hibe ve teşvik kalemi mevcuttur. Bu desteklerden hangisinin firmaya uygun olduğu ya da hangi fikre daha uygun olduğu her proje fikri ve firma için ayrı ayrı incelenmeli ve yol haritaları buna göre belirlenmelidir.

Tüm teşvik ve hibelerin tek bir yazı altında kaynak olarak sunulması her dönem değişen yönetmelikler ve destek unsurlarının firmaya uygunluğunun kontrolü noktasında olumsuz bir durum oluşturmaktadır. Bu sebeple dönemsel olarak merak edilen konularda ilgili bakanlığın ya da kurumun internet sitesinden veya en yakın müdürlüğünden bilgi almak ya da alanında uzman bir danışmandan bilgi almak en doğrusudur.

  • Hangi konularda desteğe ihtiyacınız olduğunu belirleyin.
  • Hangi kurumdan destek almanızın daha mümkün olduğunu belirleyin.
  • Başvuru işlemlerine başlayın.

İnternette bu konu ile birçok bilgi kirliliği ihtiva eden kaynak bulunmaktadır. Bu sebeple merak edilen destek ile ilgili olarak alanında uzman bir danışman, iş geliştirme uzmanı veya kurumunda direkt kendisinden bilgi almak en doğru yöntemdir.

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close